Arınç: Zergele’de sivillerin hedef alındığı alçakça bir yalan

Arınç: Zergele’de sivillerin hedef alındığı alçakça bir yalan

Bülent Arınç “Hükümetimiz de eş zamanlı büyük operasyon başlattı. Operasyonlarda insani amacı her zaman gözetiyoruz. Zergele isminde bir yere yapılan operasyonda sivillerin hedef alındığı söylendi. Bu alçakça bir yalandır” dedi.

A+A-

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Bülent Arınç NTV televizyonunda canlı yayında konuştu.

Arınç, “Hükümetimiz de eş zamanlı büyük operasyon başlattı. Operasyonlarda insani amacı her zaman gözetiyoruz. Zergele isminde bir yere yapılan operasyonda sivillerin hedef alındığı söylendi. Bu alçakça bir yalandır” dedi.

Arınç'ın açıklamalarında satır başları şöyle:

‘Zergele'de sivillerin olduğu alçakça bir yalandır'

“Bir taraftan IŞİD, bir taraftan PKK'nın faaliyetleri.. Hükümetimiz de eş zamanlı büyük operasyon başlattı. Operasyonlarda insani amacı her zaman gözetiyoruz. Zergele isminde bir yere yapılan operasyonda sivillerin hedef alındığı söylendi. Bu alçakça bir yalandır. İlk günden bu yana içerde ve dışarda masum insanlara zarar veren operasyon yapılmadı. Bazı operasyonlar sivillere zarar verilebilir diye yapılmamıştır.

‘Süreci başından beri engellemeye çalışan unsurlar var'

Çözüm süreci bizim son ümidimiz olarak baktığımız ve AK Parti olarak bizden önceki hiçbir partinin ve hükümetlerin sahiplenmediği ama bizim sadece silahla yapılan ateşe ateşle karşılık vererek başarabileceğimiz sonuç alacağımız bir süreç olarak görünmedi.

30 senede fazladır süren bu terörün eylem yapmaz hale gelmesi, sadece ve sadece siyasi ve sosyal bir takım unsurların yerine getirilmesi ile mümkün. Bunu da ete kemiğe büründürdük geçen sene Temmuz ayında terörün sonlandırılması ve toplumsal bütünleşmenin tekrar temini maksadı ile 6 maddelik bir kanun çıkardık.

Biz hükümet olarak siyasi ve sosyal bütün tedbirleri almak suretiyle örgütün silah bırakması bugüne kadar da eylemlere karışmış ve ya karışmamış olanlar için bir rehabilitasyon sürecinden geçirmek suretiyle hem Türkiye'ye gelişler hem de bunların topluma kazandırılması konusunda adımlar atmıştık.

Bu süreci 2009'dan beri engellemeye bitirmeye çalışan unsurlar var. Türkiye içinden de bu süreci bitirmek isteyen, böyle bir şey olmaz diyen, peşinen reddedenlerde var. Ama hükümet sabretti.

‘Kobani'de Türkiye'nin yaptığı olumsuz bir şey yok'

7 Haziran seçimdir HDP yüzde 13 ile barajı aştı. Buna saygısızlık etmeyi aklımızdan geçirmeyiz. Halk oy verdikten sonra isteyerek veya istemeyerek, gönlüyle veya tehditle, alınan sonuca kimse itiraz etmediğine göre HDP'nin barajı aşmasının bu toplumsal bütünleşmeye ve çözüm sürecine de hız kazandırması siyasi aktörlerin daha da güçlenerek seçimden çıkması elbette takdir edilecek bir şeydi.

7 Haziran'a kadar PKK'nın yaptığı eylemlerin çok kalın bir dosya haline gelmesi mümkün. Yol kesiyorlar, iş adamlarını kaçırıyorlar, iş makinelerini yakıyorlar, işçileri tehdit ediyorlar, mahkemeler kurup ceza kesiyorlar. Biz bunları bitirin sonlandırın diyoruz. Kobani bahanesiyle bir çok silahlı eylem yaptılar. Türkiye'nin fiilen müdahale etmesi söz konusu değildi. Oradan 192 bin kişiyi konuk ediyoruz.

Kuzey Irak'tan gelen peşmerge güçlerini hem silahlarını hem askerlerini Türkiye üzerinde geçirdik. Kobani dolayısıyla Türkiye'nin yaptığı olumsuz bir şey yok yani. Bunun üzerine 7 Haziran'dan Suruç olayına kadar yine bu kadar dolu PKK'nın yaptıkları. En sonunda iki polisimizi Ceylanpınar'da evlerinde uyurken alçakça şehit ettiler. Bunun bir tek anlamı olabilir; Biz sizin polislerinize bile evlerine girer yataklarında kafalarına sıkar öldürürüz. Bunu kim yaptı?

Geçmişte biz yapmadık derlerdi, bizimde kontrol edemediğimiz bazı çeteler var onlar yaptı derlerdi. Tam aksine HPG bunu üstlendi. Hatta bunların yayın organlarında da HPG'li gençler iki polisin cezasını verdi diye bununla iftihar eden yazı yayınlandı. MİT'in istihbaratı ve diğer istihbaratlar kendi yayın organlarının Cemil Bayık'ların, Kalkan'ların ve diğerlerinin bütün söyleriyle yapılan operasyonlar örtüşüyor. Bunun üzerine bir operasyon kararı alındı.

Suruç sebebiyle DAEŞ'in Türkiye içinde eylem yapma hazırlığı polislerimizin vurulmasından önceki eylemler sebebiyle de, PKK zaten çözüm sürecini bitirdik diye 6 aydan beri söylüyordu.

‘Her yöreye uygun bir propaganda süreci yürüttüler'

Bazı yerlere gittiler dediler ki barajı aşamazsak Kobani olaylarında yaptığımız gibi her tarafı yakar yıkarız. Bazı yerlere gittiler çözüm sürecini barajı aşarsak güçlendiririz dediler. Her yere her yöreye uygun bir propaganda süreci yürüttüler. AK Parti ve sayın cumhurbaşkanımızın karşıtlarını bir potaya getirdiler, bizden farklı sebeplerle oy aldılar Cumhuriyet Halk Partisi'nden farklı sebeplerle oy aldılar, LGBT'lerden ve diğerlerinden farklı sebeplerle aldılar yüzde 13'lük bir emanet ortaya çıktı.

Şimdi HDP bunu iyi kullanmak zorunda. Şiddeti ve terör örgütünü reddeden pek çok milletvekilinin HDP içinde olduğunu biliyorum. Şimdi görev onlara düşüyor aslında. Ağırlıklarını koymak suretiyle parti ile örgütün eylemleri arasına kalın bir duvar çekebilirlerse biz yine bir partner olarak çözüm sürecinde istifade etmek isteriz.

‘Partilerin kapatılmasına karşıyız'

Bunların hepsi propagandaya yöneliktir. Demirtaş da arkadaşları da çok iyi bilir ki bizim iktidarda olduğumuz süreç içinde biz partilerin kapatılmasını engelleyen anayasa değişikliğini parlamentoya getirmiştik HDP olumsuz oy kullandı. Biz buna rağmen o madde çıktı. Parti kapatmaktan en çok mağdur olmuş birisi olarak benim 4 partim kapatıldı.

Ben partilerin kapatılmaması gerektiğini her yerde ifade ediyorum sayın cumhurbaşkanımız da ve sayın başbakanımızda aynı kanaattedir. Ancak HDP'nin hayat bulması partilerinin kapatılmasına bağlıdır. Onlar parti kapatıldıkça bu devlet bizi kapatıyor biz ayaktayız propagandası yapıyorlar. Bunlara bu hakkı vermemek lazım.

Özdal Üçer diyelim Van milletvekili, bir emniyet amirine halkın önünde tokat atmış. Bir kamu görevlisine tokat attı diyerek biz hiç olmazsa bundan dokunulmazlığını kaldıralım dedik ona bir fırsat olmadı. Aynı zamanda bir başka milletvekili bir hastane başhekimini hastanenin içinde dövdü.

Hiç olmazsa bu adamı kaldıralım bir doktora, başhekime tokat atmak neymiş bunun cezasını görsün dedik siyasi anlaşılır diye bundan bile vazgeçtik. Diğer partileri bilmem onlarında kararlarına saygı duyarım. Ama onlar bizim bu konudaki kesin kararlarımızı bilirler. Buna rağmen bu işin mağduriyet edebiyatı ile propagandasını yapıyorlar. Onlar kapatın diye yalvarırlar ama bu konuda adım atmayacağız.

‘ “Sus be kadın” demek hakaret sayılır, ben öyle demedim'

Sus be kadın demedim. Sizin düştüğünüz hataya Kanal D'nin haber spikeri de düştü. Yanımda olsaydı hemen elini tutacaktım. O anlama gelecek bir şey söylemedim. “Sus be kadın” demek hakaret sayılır. Hanımefendi sus, ne olur bir kadın olarak sus. Bunu savunabilirim. Ama o akşam dinlediğim haberde haberin heyecanına kapılmış bir spiker Bülent Arınç: Sus be kadın diyince ben bu adama nasıl ulaşırım bunu söyleyebilirim anlatırım dedim.

‘CHP ile olmazda rotamızı MHP'ye çeviririz'

Cumhuriyet Halk Partisi de Milliyetçi Hareket Partisi ile görüşmeler yapılabilir önemli olan hükümetin kurulması diyor. Milliyetçi Hareket Partisi de bizim düşüncemize göre Cumhuriyet Halk Partisi ile kursanız daha iyi olur diyor. Cumhuriyet Halk Partisi ile kurulmazsa benim yıllardan beri Bahçeli'ye karşı tatmin olduğum tek şey memleketi zor durumda bırakmaz istemez, devletini, milletini önceleyen pek çok davranışları olmuştur. Kilitleri açıcı, çözüm bulabilen demokratik bir tavır içinde çözüm üreten bir başarının sahibidir. Muhalefete odaklanmış bir partinin hükümet ortağı olmak istemeyeceğini baştan kabul edebilirim. Ama bana ihtiyaç var dediği anda Türkiye'yi hükümetsiz bırakmak istemeyebilir. Müzakereler kısa sürede yapılıp olumlu sonuçlanabilir. Sayın Bahçeli bu sözlerimden dolayı güvenmesin kızmasın kendi kanaatimi ifade ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi ile bir hükümet olmazsa rotamızı hemen Milliyetçi Hareket Partisi'ne çeviririz./İMC

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.